|
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkan adayı Yüksel Büyükakten, 14 Mart günü yapılacak olan İl Kongresi'nde CHP İl Başkanı Vahit Serbes'in karşısında yarışacak.
CHP'lilerin iyi bir eğitimci ve örgütçü olarak tanıdığı Büyükakten, mevcut il yönetimim eksiklerini gördüğü için İl Başkanlığına aday olduğunu söylüyor. Büyükakten adaylık sürecindeki çalışmalarını, hedeflerini ve kongreye nasıl hazırlandığını Bizim Sakarya gazetesine anlattı.
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığına adaylığını açıkladınız ve kazanmanız durumunda çok zor bir hedef ortaya koydunuz. Sakarya'dan milletvekilleri çıkarmak.
Bu, bence zor bir hedef değil. AKP'nin en güçlü olduğu dönemde, 2007 yılında CHP Sakarya'da 52 bin oy aldı. Öncelikle bu insanların kucaklanması lazım. Ortada bir oy potansiyeli var. Sakarya'da milletvekilliği sayısı da 7'ye çıktı. Eğer siz insanları kucaklarsanız, 52 bin oy veren o insanlara dokunabilirsiniz. Biz buradan milletvekili göndereceğiz derseniz ve bu hedefte çalışırsanız… Kararsızlar ve AKP'den bıkmış vatandaşlar da var. O zaman iş milletvekili değil, milletvekilleri göndermeye doğru gidiyor.
İşte biz bunun için yola çıktık. İyi bir hava var.
Neden il başkanı adayı olmaya karar verdiniz?
Ben, 90'lı yıllarda CHP'de 2 yıl il yöneticiliği yaptım. Kasım 2008'de de Serdivan ilçe başkanı olarak görev aldım. Vahit Serbes, bu görevi yapmamızı istedi bizden. Biz hep görevlerimizde ekip çalışmasından yana olmuşuzdur. Serdivan ilçe başkanlığım döneminde bütün çabalarımıza rağmen il ve ilçe birbirinden kopuk bir vaziyetteydi.
Yerel seçimler sonrasında da il yönetiminin yönetim anlayışına karşı herkesin haklı bir talebi ortaya çıktı. Büyükşehir Belediye Başkan adayının arkasında il yönetiminin olmadığı, Adapazarı Belediye Başkan adayı keza öyle… Herkes bu sıkıntılardan söz etmeye başladı.
Vahit Başkanla sıkıntı yaşadık. Eleştirilere, benim çalışma şeklim böyledir diye cevap verdi. O zaman dedik ki, tamam sizin çalışma şeklinize itirazımız yok. Ama en azından oturalım bir seçim sonrası değerlendirmesi yapalım. Neden kaybettik, neden hiçbir ilçede belediye başkanlığı alamadık, bunu değerlendirelim dediğimiz zaman benim bunlarla oturup konuşacak bir şeyim yok, dedi.
Ne zaman ki, birlik koptu, biz de artık bunu içimize sindiremiyoruz deme noktasına geldik. Bu da tarih olarak 7 Aralık'tır. O gün bugündür çalışmalarımızı yürütüyoruz. İlçelerle görüşmelerimiz oldu. Bizim gibi, ilin yönetim anlayışından rahatsız arkadaşlarla bir araya gelerek nasıl bir il yönetimi istediğimiz yönünde çalışmalar yaptık. Yaklaşık 10 ilçe bir araya gelerek 15 maddelik, ‘nasıl bir il yönetimi istiyoruz' metni oluşturduk.
BELEDİYE BAŞKAN ADAYLAR İL YÖNETİMİNİN GÜCÜNÜ GÖRMEK İSTERLER
CHP'nin Yerel Seçimlerde varlık gösterememesinin tek sebebi Vahit Serbes midir?
Mesele, Vahit Serbes olayı değil. Siz, ili ben 2-3 kişiyle yönetirim, derseniz bu noktaya gelirsiniz. Bir ekip çalışması yapmazsanız, herkesi kucaklamazsanız netice bu olur. Pamukova'da bütün belediye başkan adaylarının gözünün içine baka baka ‘bana mı güvendiniz de seçime girdiniz' denildi.
Bu hiç doğru bir tavır değildir. Adaylar il yönetiminin gücünü arkasında görmek isterler.
Siz koordineli bir çalışma yapmazsanız. Veya zaten Serdivan kendi başına bir cumhuriyet oldu, kendi başının çaresine baksın derseniz. Kamil Özkan'ı ben istemedim, Genel Merkez söyledi diye yaklaşırsanız olmaz.
Cem Hatunoğlu, geldi garibim oraları buraları tek başına dolaştı. Çok iyi bir puan toplamasına rağmen arkasında destek hissetmeyince sonuca gidemedi. Başarısızlık buradan geliyor. Bir ekip çalışması yapmıyorsanız, sonuç alamazsınız.
‘Bana mı güvendiniz' ne anlamda söylendi?
Pamukova'da Belediye Başkan adayları çıktılar şikayetlerini iletti.(CHP İl Başkanı Vahit Serbes'e) Atilla Zeytinoğlu dedi ki, ben Geyve'de çalıştım iyi bir noktaya gelmiştim ama sizin desteğinizi hissedemedim. Cafer Şen kalktı Genel Merkez'den para gelmesine rağmen maddi destek de bulunmadınız; araba giydirmediniz, broşür bastırmadınız dedi. Bunlar söylenince il başkanımız kalktı dedi ki, bana mı güvendiniz de seçime girdiniz.
Bir belediye başkan adayı arkasında ilin, ilçenin desteğini hissetmezse kime güvenecek de seçime girecek. Siz böyle bir tavır sergilerseniz seçmen bunu hisseder. Cem Hatunoğlu tek başına kapı kapı dolaşıyor dediğiniz anda seçmen sizden umudunu kesiyor; parti bunu desteklemiyor diyor ve sizi alternatif olarak görmüyor.
Siz, Sakarya'da alternatif olmadığınız zaman seçimi kazanma şansınız yok. Yerel Seçimlerdeki olumsuz deneyimini Genel Seçimlere taşıma şansımız yok. Buradan Ankara'ya milletvekillerinin gitmesi lazım. Bunun ön koşulu da Sakarya'da CHP'nin iyi bir ekip çalışması yapmasıdır. İnsanlar kucaklanmalı; kimseye küsmeye ve küstürmeye hakkı olmadığının farkında olunmalı.
VAHİT SERBES TAVRI SERGİLERSENİZ KENDİ MUHALEFETİNİZİ YARATIRSINIZ
Bugüne kadar bu kucaklama işi çok zor oldu. Örneğin 2 yıl önce Vahit Serbes de böyle bir havada il başkanı seçilmişti. O zaman da herkesi kucaklamadan bahsedilmişti. Siz nasıl başarmayı düşünüyorsunuz?
Evet, işte kucaklayacağım diye geliyorsunuz ama daha sonra kendi muhalefetinizi oluşturuyorsunuz. Bizim bu noktada bir şansınız var. Benim ve benimle birlikte çalışan ekip daha önce CHP'de kavgalara karışmış guruplar arasında olmadı. Sadece CHP'ye hizmet ettik. Onun adamı, bunun adamı diye bir yafta almadık.
Onun için şunu çok büyük bir rahatlıkla söyleye biliyorum; 15 Mart günü Vahit Serbes ve ekibi de dahil herkese CHP'li olarak bakılacak. Böyle bir yaklaşım içerisinde olunacak. Onun adamı, bunun adamı yok CHP'li olan herkes CHP'lidir. Bunu ilk önce yönetimin içine sindirmesi lazım. Karşı tarafın da artık aynı tavrı sergileyeceğini düşünmüyorum.
Yoksa böyle bir tavrı Yüksel Büyükakten de sergilese yine alacağı sonuç aynı olur. Kim olursa olsun Vahit Serbes tavrı sergilerseniz, alacağınız sonuç aynı olur. Bu çok karmaşık bir şey değil. "Ben kendime müdahale ettirmem kardeşim, sen şöyle kenarda dur" dediğiniz müddetçe ayrışma olacaktır ve kedi muhalefetinizi yaratırsınız.
Bana bazen ‘kimin adamısın' diye soruyorlar. Benim arkamdaki en büyük destek Vahit Serbes. O bu yanlışları yaptıkça benim şansım artıyor.
DELEGELER GEÇEN 2 YILI DEĞERLENDİRECEKTİR
En çok güvendiniz nokta nedir?
CHP'li delegeler bilinçlidir. Vahit Serbes döneminde geçen 2 yılı değerlendirir. Bizim çalışmalarımıza bakar. Bizim kurduğumuz ekibe bakar. Bu ekiple bu iş olur mu olmaz mı, ona bakarlar. CHP'de delegeler kimsenin askeri değildir. Bizim güvendiğimiz budur.
Adapazarı ilçesindeki 59 delege benim askerim, bana oy verir diye düşünenler yanılır. Vahit Serbes'in, kesin alıyoruz dedikleri yerlerden benim birçok oy alacağıma inanıyorum. Bu iş o kadar kolay değil. CHP'li delegelerde birinin adamı olmak diye bir şey yoktur. Sandıktan çıkıncaya kadar kimse kendisini garanti görmesin.
Delege kayıt yönteminde sıkıntınız var mı?
Şöyle bir durum var ama bizim için sıkıntı değil. CHP'nin tüzüğü gereği her delege oturduğu yerden yazılmak zorunda. Ancak bu bazı yerlerde böyle yapılmadı. Mesela Adapazarı ilçesinde 30 kişi kendi oturdukları yerde değil, başka yerlerden delege yapıldı. Ama bizim için bu çok fark yapmaz. CHP'li olsun nereden olursa olsun önemli değil. CHP'li delege sağduyulu davranarak oy kullanacaktır. Örneğin, Geyve'de oturuldu denildi ki; 130 delege var. Şu 50 tanesi bize oy vermez. 80 tanesinden oy alırız diyerek kalan 50 tanesinin üstünü çizdiler. Yanlış yapılmıştır dediler. Ama sonuçta o kesin oy alırız dedikleri 80 kişiden, kendi deyimleriyle muhalefet yapan listeye 44 oy geldi. Bunlar garanti diye kendi yazdıkları isimlerden 33 oy alabildiler.
Herkes kendi oturduğu yerde delege yapılsaydı çok daha farklı bir delege yapısı ortaya çıkardı ama öyle yapılmadı. Ama bizim için bir şey fark etmez, CHP'lileri yazsınlar da nerden isterlerse oradan yazsınlar.
2011 YILINDA SOL TAMAMEN TOPARLANACAK
Türk solunu nerede görüyorsunuz?
Sol toparlanma sürecine girmiştir. Son yerel seçimlerde de Türkiye genelinde bunun olumlu sinyallerini aldık. Yapılan hatalardan dersler çıkartılarak 2011 yılında sol tamamen bir toparlanma süreci yaşayacaktır. Bu bizim için de eşsiz bir fırsat olacaktır. 2011 seçimlerinde başarı için bir fırsat.
Gelen Merkezle aranız nasıl?
Genel merkezin adamısın, karşısındasın gibi bir tavrımız yok. Genel Merkez buradan milletvekilleri gönderilmesini bekliyor. İlin seçimlerde başarılı olmasını bekliyor.
Bir yerel seçim yaşandı. Genel Merkezin yönetimle ilgili mutlaka bir kararı oluşmuştur. Genel Merkez'in partiyi iyi noktalara götürecek herkesin yanında olacağına inanıyorum. Genel Merkez bizi destekler veya desteklemez diye bir sıkıntımız yok.
DENİZ BAYKAL'IN TEK BAŞINA ÇIRPINMASI YETMİYOR
Deniz Baykal ile görüştünüz mü?
Yok. Sadece ayın 10'u gibi Genel Merkeze il başkanlığı yönünde bir çalışmamız olduğunu duyurduk. Onların ilde olup bitenden haberleri var zaten. Ama Genel Başkan Deniz Baykal ile yüz yüze bir görüşmemiz olmadı.
Deniz Baykal'ın politikalarını nasıl buluyorsunuz?
Deniz Baykal'ın tek başına çırpınması yetmiyor. Bazen, Deniz Baykal gitmedikçe ben size oy vermem diyenler oluyor. Ama inanıyoruz ki, onlar Deniz Baykal olmasa da CHP'ye oy vermezler. Onların derdi CHP'yi kötülemek. Partinin bir politikası ve genel başkanı vardır. Eğer en ücra köşedeki partili bile bu politikaları savunacak şekilde donatılmıyorsa olacağı budur.
Biz diyoruz ki, Genel Merkez'in politikaları bizim politikamızdır. Bu politikaları en ücra köşedeki partiliye kadar anlatmak zorundayız. Bunu savunmaya başladığımız andan itibaren Deniz Baykal'ın tek başına çırpınmasına gerek kalmayacaktır. İlin de o politikaları savunacak bir tavır sergilemesi gerekiyor. Bu tavrın sergilenmediğini iddia ediyoruz. O bakımdan Genel Merkez'in politikalarını da yerel sorunları da parti olarak sahiplenmek zorundayız. İşte o zaman buradan milletvekilleri göndermeye başlarsınız. (Haber: OKTAY YILMAZ)
Foto: Arşiv Haberler hakkındaki diğer yazılar
|